“Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim, ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekten doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem.”

Kazım Koyuncu, unutulmaya yüz tutmuş Karadeniz’in özgün müziğini kemençesiyle, tulumuyla; acısıyla, tatlısıyla rock müzikle harmanlayıp kendi tarzını yaratmış, yakın geçmişin en değerli müzisyenlerinden! Gyuli Ckimi’de hüzünlü lazca’sıyla, Ka Tun Mi Xendasoş’da hareketli Hemşince’siyle duygularımızıa tercüman olan Koyuncu, özellikle Karadeniz yöresi olmak üzere yakın coğrafyamızda konuşulan birçok dilde besteler yapmıştır.

Kazım Koyuncu’nun parçalarının teknik anlamdaki kalitesini ya da bireysel olarak bize hissettirdiklerini hakkıyla anlatmak kolay iş değildir. Ama konu Kazım Koyuncu ise onun hakkında anlatması daha zor bir şey var: Devrimciliği! Yazının başında alıntıladığımız sözünde belirttiği gibi Kazım öncelikle bir devrimciydi. Yaşam şekli ve yaptığı işlerle bize devrimciliğin belli başlı bir kaç pratikte hapsolmuş bir eylemlilik değil, bireyin yürüyüşünde bile vuku bulacak bir hakikat olduğunu öğretmiştir. Müziğin devrimci tarafını bize gösteren Kazım Koyuncu geriye bıraktığı onlarca şarkı, yaşam öyküsü ve mücadelesiyle yolumuzu her daim aydınlatacaktır.

Kazım Koyuncu kulağımızda, yüreğimizde, isyanımızda yaşıyor.
Kazım Koyuncu’yu hep hatırlayacağız…

Gençlik Komiteleri Müzik Birimi