Gençlik Hareketi İçerisinde Devrimci Çalışma: Gençliğin Hayalet Komiteleri

“Bugüne kadarki toplumların tarihi sınıf mücadeleleri tarihidir.” Cümlesi yazıldığı günden beri işçi sınıfının, emekçi toplulukların ve ezilen halkların kurtuluşunun yolu sınıflar arası mücadeleyle, proleter devrim ve proletarya devrimciliğiyle şekillenmiştir. O günden bugüne toplumsal kurtuluş davasını omuzlayanlar üretim ilişkileri, toplumsal sınıflar, devlet, devrim, devrimin strateji ve taktikleri üzerine tahliller yapıp yaptıkları tahliller doğrultusunda o günün devrimci mücadelesini şekillendirmiş, hayata geçirmişlerdir. Bu yazıda tarihsel diyalektik maddeci yöntemin, Lenin’in deyimiyle “somut durumun somut tahlili” ilkesiyle günümüzün devrim mücadelesi kapsamında gençlik hareketi içerisinde devrimci gençliğin görevlerini ele alacağız.

Toplumun o günkü gerçekliğiyle uygun maddi devrimci fikre sahip hareketler için o toplumdaki sosyal sınıflar ve grupların devrimde mevzilenmesinin belirlenmesi stratejik ve taktiksel düzlemde önemli bir yer tutar. Bu doğrultuda toplumsal sınıf ve hareketlerin en dinamik kesimi, toplumsal isyanların ateşleyici fitili olan gençliğin özelliklerinin toplumdaki ve devrimci süreçteki yerinin açıklanması ve buna uygun örgütlenmelerin yaratılması gerekmektedir.

Sosyalist olmayan toplumlarda gençlik toplumun bütününe ait çelişkileri, temelde uzlaşmaz sınıf çelişkilerini bünyesinde taşır. Gençlik hareketi de sınıfsal çıkarların kesin çatışması dışında gelişmeyecektir. Ülkemizde ve dünyada devrimlerin ve devrim fikrinin örgütsel ve ideolojik olarak gerilediği/yenildiği, devrimciliğin neoliberal programlarla tasfiyesinin tamamlandığı, sınıfların giderek yalınlaştığı ve sınıf savaşımının keskinleştiği günümüzde gençliği proletaryanın safında öncü müfreze haline getirmek, gençlik hareketi içerisinde proletaryanın ideolojisiyle silahlanmış devrimci gençliği hegemon bir güç olarak örgütlemekten geçer. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de neoliberal entegrasyon ile holdinglerin çıkarları doğrultusunda şekillendirilen devlet politikaları sonucunda toplumsal sınıflar yalınlaşmış gençlik de bundan doğrudan etkilenecek şekilde üniversite gençliği haline getirilmiştir. (Proleterleştirme dalgası sonucu orta sınıfların ve köylülüğün tasfiyesi, mülksüzleştirme ve borçlandırma pratiği olarak gençlik dört yıl üniversitelere gönderilerek üretimin yaygınlaştığı taşralarda yeniden üretimi sağlayacak hizmet sektöründe güvencesiz işçiliğe mahkum edildi. Öğrencileşme, güvencesiz çalıştırılma ve sonrasında işçileştirilme gençliğe gelecek olarak dayatıldı. Dolayısıyla işçi-köylü-öğrenci gençlik ayrımları ortadan kaldırılmıştır.) Bugün gençlik öğrenci gençlikten ibarettir ve karakter olarak proletaryanın gençliği haline gelmiştir. Bu da demektir ki üniversite gençliğinin kitlevi örgütlenmesi tüm gençlik kesimlerini temsil edebilir. Bu doğrultuda gençliğin fiili, meşru-militan, kitlevi örgütlenmesini yani öğrenci cephelerini örgütlemek önümüzde bir görev olarak duruyor.1

Gençliğin kitlevi örgütlenmesine ve hareketine düzen dışı-sisteme karşı tehdit olabilme karakteristiğini verecek olan; bağımsız, meşru, militan nitelikler kazandıracak olan gençlik mücadelesinin içerisinde ve ona önderlik eden devrimci gençler ve devrimci gençliğin siyasal örgütüdür. Üniversite gençliğinin akademik, demokratik, ekonomik talepleri kendi alanına özgü ve düzen içi talepler olsa da ancak holdinglerin çıkarları doğrultusunda şekillenen ve siyasal temsilciliğini Erdoğan’ın yaptığı siyasal iktidarın devrilmesi sonucu hayata geçirilebilecek taleplerdir. Bu talepler için verilecek mücadele devletten, holdingci ilişkilerden ve emperyalizmden bağımsız olmak; anti-kapitalist, anti-emperyalist, anti-faşist bir hatta verilmek zorundadır. Akademik ve ekonomik talepler için verilecek mücadelenin başarısı tüm bu mücadelelerin siyasal olanla bağını kuracak, gençliğin kendiliğinden eylemini kitlesel mücadele aracılığı ile örgütlü tepkiye dönüştürüp devamlılığını sağlayacak olan devrimci ideolojik-politik perspektife sahip gençliğin devrimci örgütü ile mümkündür. Mücadeleyi belirli bir bilinç düzeyinde, sürekli ve reformist çizgiden uzak örgütleme, mücadelenin içinde mücadeleye önderlik etme görevleri geniş gençlik kitleleri içinde hayalet komiteler şeklinde örgütlenecek genç devrimcilerin omuzlarındadır. Gençliğin bağımsız, meşru, militan ve kitlevi mücadele örgütünü yaratırken kitlelere siyasal olarak yön verebilen gençliğin hayalet komiteleri ancak bu görevleri yerine getirerek gençliğin devrimci örgütünü yaratabilir, rüştünü ispat edebilir.

Gençliğin hayalet komiteleri gençliğin mücadelesinin ideolojik ve pratik önderlerinin örgütüdür. Mao Zedung’un “Gerilla, denizde yüzen bir balık gibi halk arasında hareket etmelidir.” cümlesine referansla genç bir komiteci geniş gençlik kitleleri arasında rahatça hareket edebilmeli; devrimci fikir ve pratiği yaygınlaştırabilmelidir.

Hayatının merkezine devrimciliği koyan, saatini devrime ayarlamış genç komiteciler, teorisi ve pratiği arasında tutarlı bir birliği temsil ederken Mahir Çayan’ın ortaya koyduğu “Politik-askeri önderliğin birliği” ilkesiyle kavgada en ön safta yerini alır. Gençliğin mücadele, dayanışma, direniş ve hak temelli her çeşit örgütlenmesinin en çalışkanı, ilk bedel ödeyeni, en etkin unsuru olarak en zor ve en ağır sorumlulukları mızmızlanmadan üstlenir. Kendini, yeteneklerini, arzularını, aklını devrim doğrultusunda dönüştürür; kesintisiz ve sürekli bir çaba ile eksikleriyle yüzleşir, kendini yeniden üretir. Öğrendiklerini sorgulayan, tartışan ve gençliğe taşıyandır. Bilgiyle, gelişen her türlü tekniğin kullanılmasını öğrenmekle alçak gönüllü, mütevazı, hevesli ilişki kurar. Gençlik mücadelesi içerisinde yüksek bir etikle, disiplinle ve bağlılıkla komiteleşir, mütevazı ve kararlı konumunu alır. “Rekabetçilik, özel mülkiyetçilik, egoistlik, kayırmacılık, bürokratlık, statükoculuk, şefçilik, kariyeristlik, hemşehricilik, ahbap-çavuşluk, yalancılık, dedikoduculuk, yaygaracılık, hazcılık, homofobiklik, liberallik, ulusalcılık, ırkçılık, milliyetçilik, şovenistlik, dinsel ve siyasal gericilik, teoricilik, pratikçilik gibi her türden geri eğilimi mahkum eder ve bu eğilimlerle ideolojik, politik ve örgütsel olarak savaşır.”2

19 Mart’ta miting alanlarına sıkıştırılamayan meydanları zapteden öfke bizlere tekrardan gösterdi ki isyancı genç kitleler ve öncüleri örgütsüz durumdadır. Tarihin bugün omuzlarımıza yüklediği ikili görev de bu örgütsüz kitleler ve öncülerini örgütlemek, onlarla öğrenmek, onlarla yıkmak ve onlarla yaratmaktır. Tarihimizden ve yenilgilerimizden dersler çıkararak doğacak isyanlara hazırlanacağız.

Gençliğin bağımsız, meşru-militan ve kitlevi mücadele örgütünü yani öğrenci cephesini; öğrenci cephesi içerisinde gençlik hareketine rengini verecek, teorisi ve pratiği ile önderliğini kazanacak, gençliğin devrimci örgütünü yaratacak gençliğin hayalet komitelerini örgütleme görevlerini bugünün acil ve yakıcı ihtiyaçları olarak önümüze koyuyoruz.

Biliyoruz ki, yenilenmeyi ve özgürlüğü ancak biz devrimciler inşa ederiz, kurarız, yıkarız ve yeniden kurarız. Kuracak, yıkacak ve yeniden kuracak cüreti, cesareti, disiplini ve özveriyi paylaşacağımız herkesle tartışmaya, sorumluluk almaya ve yoldaşlaşmaya hazırız. Çağrımız budur!

  1. https://genclikkomiteleri.org/2025/09/fiili-mesru-militan-ve-kitlesel-ogrenci-cephesi/ ↩︎
  2. https://komiteler.org/2018/02/devrimciligin-kurucu-gucu-olarak-komiteciler-1/ ↩︎